Oduncu ile peri
PERİ İLE ODUNCU
benim canım sıkılıyor
şampanya patlatalım
dinlemek isteyene
bir masal anlatalım
...
evvel zaman içinde
fakir bir adam varmış
zengin olayım diye
tatlı hayale dalmış
...
o gidermiş ormana
kuru dallar almaya
biraz odun kırarak
boz eşeğe sarmaya
...
yine bir gün ormanda
kuru bir ağaç kesmiş
o ağacın içinden
güzel bir peri çıkmış
...
peri demiş: be adam
bırak beni gideyim
her akşam yastık altı
sana altın vereyim
...
adam söze inanmış
peri sözüne kanmış
salmış küçük periyi
sonra eve yollanmış
...
akşam olunca yatmış
sabah olunca kalkmış
yastığını kalıdırıp
hemen altına bakmış
...
duruyormuş bir altın
görünce çok sevinmiş
almış bir çok şey satın
bi güzel de giyinmiş
...
günler böyle geçerken
eldekiler az gelmiş
gözü azla doymamış
çoğuna ümitlenmiş
...
hemen gitmiş ormana
sorup periyi bulmuş
ondan evler,saraylar
çok istekte bulunmuş
...
peri , sessiz dinlemiş
ona bir şey dememiş
sinirine katlanıp
için için delirmiş
...
oduncu geri dönmüş
sanki bir hırs küpüymüş
kurduğu hayallerde
varlığıyla öğünmüş
...
o gece yattığında
gözleri kapanmamış
zengin olacam diye
uykuyu aranmamış
...
sabah gün ağarınca
etrafına bakınmış
her şey yerli yerinde
görünce de şaşırmış
...
hayali boşa çıkmış
hiç de zengin olmamış
yastığının altında
altın da bulmamış
...
oduncu bu gidişe
çok kızmış bu işe
kapmış almış baltayı
periye bir girişe
...
hemen ormana gidip
periyi soruşturmuş
sağa sola koşuşup
boşa yorulup durmuş
...
akıl başa geç gelmiş
oturup da ağlamış
yaptığından bin pişman
şunu anca anlamış :
...
" yetinmeyi bilmeli
verene şükretmeli
çalışanın kazancı
çalışana yetmeli "
Suat Taşer







